Arka Plan: İsrail Yerleşimleri, İşgal Ekonomisi ve Turizm Platformları
1967 savaşından bu yana İsrail’in Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te kurduğu yerleşimler, uluslararası hukuka aykırı kabul ediliyor. İnsan hakları örgütleri, bu yerleşimlerde inşa edilen ev ve turistik tesislerin Filistinlilere ait araziler üzerinde bulunduğunu, sahiplerinin zorla yerinden edildiğini ve burada yürütülen ekonomik faaliyetlerin “işgal ekonomisi”nin parçası olduğunu belirtiyor.
Dünyanın en büyük konaklama platformları olan Airbnb ve Booking.com, bu yerleşimlerdeki ev ve odaları listeledikleri gerekçesiyle uzun süredir eleştiriliyor. 2025 yılına ait araştırmalar, Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te yüzlerce konaklama ilanının bu platformlarda aktif olduğunu ortaya koydu. Bu nedenle şirketlere karşı birçok ülkede dava ve suç duyuruları açıldı.
Airbnb’ye Karşı Açılan Davalar ve Suç Duyuruları
2018–2019 Dönemi: ABD’deki İlk Davalar
Airbnb, 2018’de Batı Şeria’daki İsrail yerleşimlerinde bulunan yaklaşık 200 ilanı kaldıracağını açıkladı. Bu karar “işgal altındaki topraklarda insan hakları ihlallerine karışmama” politikası olarak duyuruldu. Ancak kısa sürede ABD’de hem İsrailli yerleşimciler hem de mülk sahipleri tarafından “dini ayrımcılık” iddiasıyla dava açıldı.
Filistinli aileler ise, kendilerine ait araziler üzerinde kurulu evlerin Airbnb aracılığıyla kiraya verilmesine tepki gösterdi. İki taraflı baskı sonucu Airbnb, 2019’da kararını değiştirerek ilanları yeniden listelemeye başladı ancak bu ilanlardan elde edilen kârı hayır kurumlarına bağışlayacağını açıkladı.
Avrupa ve ABD’de Yeni Hukuki Girişimler
2025 yılı itibarıyla Küresel Hukuk Eylem Ağı (GLAN) ve insan hakları örgütleri, Airbnb hakkında yeni suç duyurularında bulundu. Başvurularda, Airbnb’nin yasadışı İsrail yerleşimlerinde kiralanan evlerden gelir elde ettiği ve bunun “savaş suçlarından doğan kazanç” olduğu savunuldu.
Şirket, bu iddiaları reddederek Batı Şeria’daki ilanlardan doğrudan kâr elde etmediğini, gelirleri bağışladığını ve insan haklarına saygılı biçimde faaliyet yürüttüğünü belirtti.
İrlanda’daki Gelişmeler
İrlanda merkezli insan hakları örgütü Sadaka, Airbnb’nin Avrupa operasyonlarının İrlanda üzerinden yönetildiğini belirterek şirketin İrlanda yasalarını ihlal ettiğini ileri sürdü. Polis soruşturma açmayı reddetti ancak örgüt kararı mahkemeye taşıdı.
2025’te İrlanda Yüksek Mahkemesi, polisin kararını iptal etti ve konunun yeniden incelenmesine hükmetti. Bu karar, uluslararası teknoloji şirketlerinin işgal altındaki topraklardaki faaliyetleri nedeniyle hesap verebilirliğinin önünü açan önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Fransa’daki Suç Duyurusu: “Savaş Suçlarına Ortaklık” İddiası
2025 yılında Fransa İnsan Hakları Ligi (LDH), Airbnb ve Booking.com hakkında “işgal turizmini teşvik” ve “savaş suçlarına iştirak” suçlamalarıyla savcılığa başvurdu. Şirketlerin Filistin topraklarındaki yasadışı yerleşimlerde konaklama ilanları yayımlayarak bu yerleşimleri meşrulaştırdığı öne sürüldü.
Henüz soruşturma açılıp açılmayacağı kesinleşmedi, ancak dava Avrupa’da emsal niteliği taşıyor.
Booking.com Hakkında Açılan Davalar
Hollanda’daki Ceza Şikâyeti
Booking.com B.V., merkezi Hollanda’nın Amsterdam kentinde bulunan bir şirket. 2023 yılında Avrupa ve Filistinli sivil toplum kuruluşları, Hollanda savcılığına başvurarak Booking.com’un işgal altındaki Filistin topraklarında bulunan yasadışı yerleşimlerdeki otelleri listeleyerek kara para aklama yasalarını ihlal ettiğini öne sürdü.
Şikâyet halen inceleniyor ve savcılığa yeni deliller sunulmaya devam ediyor.
Fransa’daki Ortak Suç Duyurusu
Fransa’da açılan dosyada, Booking.com’un İsrail yerleşimlerinde bulunan evleri “İsrail yerleşimi – Filistin” gibi ifadelerle listeleyerek bu bölgeleri normal turistik destinasyonlar gibi pazarladığı iddia edildi.
Şirket ise faaliyet gösterdiği ülkelerin yasalarına uyduğunu ve siyasi çatışmalarda taraf olmadığını savunuyor.
BM ve Uluslararası Kamuoyu Baskısı
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Ofisi’nin 2020’de yayımladığı listede, İsrail yerleşimlerinde faaliyet gösteren şirketler arasında Airbnb ve Booking.com da yer alıyor. 2025 itibarıyla listede toplam 158 şirket bulunuyor.
Amnesty International ve Al-Haq gibi örgütler, bu platformların “işgalin normalleşmesine” katkıda bulunduğunu, konum bilgilerinde manipülasyon yaptığını ve Filistinlilerin mülkiyet haklarını hiçe saydığını belirtiyor.
Şirketlerin Savunması
Her iki şirket de siyasi tarafsızlık vurgusu yapıyor. Airbnb, Batı Şeria’daki ilanlardan elde ettiği kârı bağışladığını; Booking.com ise yürürlükteki yasalar çerçevesinde faaliyet gösterdiğini belirtiyor. Ancak insan hakları örgütleri bu savunmaları yetersiz buluyor ve şirketlerin etik sorumluluğunu hatırlatıyor.
Genel Değerlendirme
Airbnb ve Booking.com’a karşı açılan bu davalar, küresel dijital platformların yalnızca teknoloji değil, aynı zamanda insan hakları ve uluslararası hukuk sorumluluğu taşıyan aktörler olduğunu gösteriyor.
Bu davalar, “işgal turizmi” kavramını dünya gündemine taşıyarak Filistinlilerin mülkiyet haklarıyla ilgili adalet mücadelesini uluslararası boyuta taşımış durumda. Sonuçlar henüz kesinleşmese de bu süreç, işgal altındaki topraklarda faaliyet gösteren çok uluslu şirketlerin gelecekteki hukuki konumlarını belirleyecek önemli bir dönüm noktası olabilir.
Kaynaklar
The Guardian – “Airbnb and Booking.com accused of profiting from illegal Israeli settlements”, 2025
Global Legal Action Network (GLAN) basın açıklamaları, Ekim 2025
The Irish Times – “Irish High Court orders review of Garda decision on Airbnb settlements case”, 2025
Ligue des droits de l’Homme (LDH) suç duyurusu metni, Fransa, 2025
Business & Human Rights Resource Centre raporları, 2023–2025
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Ofisi – Database of companies involved in Israeli settlements, 2020–2025
Amnesty International & Al-Haq raporları
Hollanda Savcılığı Booking.com dosyası, 2023
Airbnb 2019 politika değişikliği bildirimi
Reuters, BBC, Al Jazeera, The Guardian haber arşivi (2018–2025)

