Vouni
  1. Vouni

    Lefke, Kıbrıs
  2. Vouni

    Lefke, Kıbrıs
  3. Vouni

    Lefke, Kıbrıs
  4. Vouni

    Lefke, Kıbrıs
  5. Vouni

    Lefke, Kıbrıs
  6. Vouni

    Lefke, Kıbrıs
  7. Vouni

    Lefke, Kıbrıs
  8. Vouni

    Lefke, Kıbrıs
  9. Vouni

    Lefke, Kıbrıs
  10. Vouni

    Lefke, Kıbrıs
M.ö. 500 yılı civarında adanın hakimiyetini ele geçiren Perslerden yana olan Marion kentinin kralı Doxandros tarafından, civardaki Yunan taraftarı yerleşim birimlerini, özellikle de Soli’yi kontrol etmek üzere kurulmuş bir saraydır. M.Ö. 449 yılında bölgedeki Pers egemenliği yerini Yunan egemenliğine bırakınca, Saray da işlevini yitirmiştir. M.Ö. 380 yılında geçirdiği bir yangınla tahrip olana dek Soli halkı tarafından kullanılmış bu tarihten sonra ise tamamen terkedilmiştir. Yapılan kazı çalışmaları sonucunda sarayın dört farklı aşamada son haline kavuştuğu anlaşılmıştır. M.ö. 500 yılındaki ilk evrede sarayın çekirdeği olan yapılar inşa edilmiş, 450 yılına değin süren Pers döneminde bazı eklemeler yapılmıştır. Sarayın büyük ölçüde değişmesi ise 450-390 yılları arasında Yunanlıların özgürleştiği dönemde meydana gelmiştir. Son evre olan 390-380 yılları arasında yapılan bazı küçük eklemelerle saray bugün izlenebilen haline ulaşmıştır. Vouni, Soli’nin batısında, yüksek bir tepe üzerinde yer almaktadır. Saray kompleksi üç teras üzerine inşa edilmiştir. En üstteki terasta Athena kutsal alanına ait sınırlı izler açığa çıkazrılmıştır. Orta terasta saray ve diğer dinsel yapılar yer alır. Saray kompleksi, merkezi bir avlunun üç yanını çeviren 137 odadan oluşur. Bunlar idari bölümleri, yatak odalarını, erzak depolarını, hamam ve çalışma odalarını kapsar. Ayrıca su ihtiyacını karşılamak üzere yağmur suyunun biriktirildiği, kayalara oyulmuş sarnıçlar da yer alır. Avlunun ortasında yer alan bucurgat biçimindeki stel Vouni’nin sembolü olmuştur. Alt terasta ise çeşitli konut yapıları yer almaktadır. Vouni Sarayından kuzeye doğru bakıldığında rahatlıkla görülebilen “Petra tou Limniti” adasından da bahsetmek gerekir. Adada gerçekleştirilen kazılar sonucunda burada Neolitik döneme ait bir yerleşim izlerine rastlamışlardır. Ele geçen buluntular arasında kemik iğneler, taş aletler, tarım gereçleri yer alır. Bununla birlikte, eğer bu küçük adada dolaşmak isterseniz ulaşmak için yüzmekten başka bir çare olmadığı da belirtilmelidir.


M.ö. 500 yılı civarında adanın hakimiyetini ele geçiren Perslerden yana olan Marion kentinin kralı Doxandros tarafından, civardaki Yunan taraftarı yerleşim birimlerini, özellikle de Soli’yi kontrol etmek üzere kurulmuş bir saraydır. M.Ö. 449 yılında bölgedeki Pers egemenliği yerini Yunan egemenliğine bırakınca, Saray da işlevini yitirmiştir. M.Ö. 380 yılında geçirdiği bir yangınla tahrip olana dek Soli halkı tarafından kullanılmış bu tarihten sonra ise tamamen terkedilmiştir. Yapılan kazı çalışmaları sonucunda sarayın dört farklı aşamada son haline kavuştuğu anlaşılmıştır. M.ö. 500 yılındaki ilk evrede sarayın çekirdeği olan yapılar inşa edilmiş, 450 yılına değin süren Pers döneminde bazı eklemeler yapılmıştır. Sarayın büyük ölçüde değişmesi ise 450-390 yılları arasında Yunanlıların özgürleştiği dönemde meydana gelmiştir. Son evre olan 390-380 yılları arasında yapılan bazı küçük eklemelerle saray bugün izlenebilen haline ulaşmıştır. Vouni, Soli’nin batısında, yüksek bir tepe üzerinde yer almaktadır. Saray kompleksi üç teras üzerine inşa edilmiştir. En üstteki terasta Athena kutsal alanına ait sınırlı izler açığa çıkazrılmıştır. Orta terasta saray ve diğer dinsel yapılar yer alır. Saray kompleksi, merkezi bir avlunun üç yanını çeviren 137 odadan oluşur. Bunlar idari bölümleri, yatak odalarını, erzak depolarını, hamam ve çalışma odalarını kapsar. Ayrıca su ihtiyacını karşılamak üzere yağmur suyunun biriktirildiği, kayalara oyulmuş sarnıçlar da yer alır. Avlunun ortasında yer alan bucurgat biçimindeki stel Vouni’nin sembolü olmuştur. Alt terasta ise çeşitli konut yapıları yer almaktadır. Vouni Sarayından kuzeye doğru bakıldığında rahatlıkla görülebilen “Petra tou Limniti” adasından da bahsetmek gerekir. Adada gerçekleştirilen kazılar sonucunda burada Neolitik döneme ait bir yerleşim izlerine rastlamışlardır. Ele geçen buluntular arasında kemik iğneler, taş aletler, tarım gereçleri yer alır. Bununla birlikte, eğer bu küçük adada dolaşmak isterseniz ulaşmak için yüzmekten başka bir çare olmadığı da belirtilmelidir.


Lütfen bekleyiniz